okumayın lan bu benım ozelim27 yorum var - 30 Ağustos 2008 23:04............. 1 yorum var - 18 Ağustos 2008 11:17................................ 0 yorum var - 16 Ağustos 2008 20:21öğrendım herseyı.. 0 yorum var - 16 Ağustos 2008 20:19ısık herseyı gözler önüne serermıs 0 yorum var - 16 Ağustos 2008 20:16düşmek için birisinin itmesine gerek yok 1 yorum var - 12 Ağustos 2008 19:24-Öpüşlerin canımı acıtıyor, dedi genç adam. Burada oturmuş birşeyler olmasını bekliyorum. Telefonun çalmasını ve şaşırtıcı bir haber almayı. Kapının çalmasını ve beni şaşırtacak birinin gelmesini. Camdan baktığımda şaşıracağım bir manzara görmeyi... Burada oturmuş birşeyler olmasını bekliyorum.. Kalemin kağıt üzerinde kayarak beni şaşırtacak bir dize yazmasını. Kalemin kağıt üzerinde kayarak beni şaşırtacak bir yüz çizmesini. Burada oturmuş birşeyler olmasını... -Bekleme, birşeyler yap, dedi genç adam. Aylardır eski sayfaları karıştırıyorum. Eski isimlerdeki bitmiş aşkları kokluyorum bir bir. Silikleşen adların üzerinden geçip kendimi hatırlatıyorum. Silikleşen adların karşıma geçip kendilerini hatırlatışlarını izliyorum. Kırmalarını istiyorum. Kırıldıkça ben de kırıyorum. Yere düşen parçalarının üzrine basarak çekip gidiyorum. Parçalar ayağıma batıyor.. Ardımda kırmızı damlalar bırakarak ilerliyorum.. -Arkana bakarsan düşersin. Işık ileride bir yerlerde, dedi genç adam. Beni benden daha iyi kandırabilecek bir adam arıyorum. Şehirdeki tüm barlara girip vodka içiyorum. "Burada böyle birini gördün mü dostum?" Barmen "Hayır." diyor. "Görsem mutlaka tanırdım." Barmene boş kağıdı uzatıyorum. "İyice bak!" "Hayır." diyor barmen. "Tanımıyorum." Boş kağıdı cebime koyuyorum. Doğru tahmin etmişim. Olmayanı arıyorum. -Nihilistliğin lüzumu yok.Var olanın farkındasın, dedi genç adam. Bütün mektupları döküyorum yatağa. Tekrar tekrar okuyorum hepsini. El yazısından tanıyacağım onu. "Seni seviyorum" yazıyor bu satırda. "Bitti." yazıyor diğer mektupta. Bu oyunun kuralı bu. Her mektubu tekrar tekrar okuyorum. El yazısından tanımaya çalışıyorum okuma yazma bilmeyen adamı... -Ayrı dilleri konuşurken aynı noktalama işaretlerinde bulurduk birbirimizi..Yazık oldu, dedi genç adam. Son günlerde virgül taklidi yapan noktalar dağıtıyorum herkese. Endless Sacrifice dinleyerek ağlamaya çalışıyorum. Herşey o kadar aynı ki, hayatın etkisizliğine karşı bir tepki yaratamıyorum. Yaktığım her sigaradan ayrı bir tad almaya çalışsam da, aynı kültablasında söndürüşüme gülüyorum.. -Sana yazdığım şiirlerde kendini arama,hep gizli öznesin sen, ayrı bir parantez açılması gereken, dedi genç adam. "Seneye ben..." diye başlayan cümleler kuruyorum herkese. Üç noktayı sayısız kelime ile dolduruyorum. Sayısız hayal saklıyorum harflerin arasına. "Eskiden ben.." diye başlayan cümleler kuruyorum herkese.. Üç noktayı sayısız kelime ile dolduruyorum.. Sayısız anı saklıyorum harflerin arasına.. -Gözlerin o kadar derine bakıyor ki kendmi saydam sanıyorum, dedi genç adam. Baktığım her yüzde fark edilmemiş ayrıntılar arıyorum. Baktığım her yüzde itiraf edilmemiş suçlar arıyorum. Kendi yüzümü tanıyamıyorum aynada. Dünyanın en yalancı insanıyım ben. Kendimi bile kandıracak kadar inandırıcı gülüyorum. Baktığım her yüzde hiç söylenmeyecek cümleler arıyorum şimdi.. Her kıvrıma bir giz biçiyorum.. -Öpüşlerin canımı acıtıyor, dedi genç adam. Dudaklarımın yaralarına aldırma sevgilim.. Onları senin için en namussuz yamalarla süslüyorum.... 0 yorum var - 28 Eylül 2007 17:12Olay İzmirde bir belediye otobüsündegelişiyor... 17-18 sene evvel o lastigi baban taksaydi simdi biz rahat 4 yorum var - 03 Eylül 2007 00:01Çok zaman önceydi.O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu. İnsanlar Bir parçasına dün dedi, diğer parçasına bugün, öteki parçasına da yarın.Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.Dünü düşünüp pişman 5 yorum var - 02 Eylül 2007 14:27"cami'de uyaniyorsunuz. bir tahta sandik içersinde, herkes karsinizda saf durmus, iyiliginize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmis vaziyette. tabuttan dogruluyorsunuz, yasli, olgun ve agirbasli olarak. herkes etrafinizda, büyük br itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazir. arabaniza kurulup evinize gidiyorsunuz. altmisli yaslara kadar hersey garanti, huzur içinde yasiyorsunuz. sagliginiz gittikçe düzeliyor. aman ne güzel günler basliyor... derken birgün patron size artik üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor. keyfe bakar misiniz ? okudugunuz dersler gittikçe kolaylasiyor günün birinde sizi okuldan da aliyorlar, "evde otur, keyfine bak, derken anneniz bir gün size süt verme kararini aliyor ve baska bir keyifli dönem basliyor. mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde hazir. ve günün birinde müthis keyifli bir orgazm ile hayatiniz bitiyor." * iste yasamak... |